banner12

banner5

banner4

25.06.2020, 14:28 66

Keşkelerle ömür geçirme(me)k...

Hepimizin hayatında keşkeler vardır.

O keşkeler bizlerin pişmanlıklarının toplamıdır aslında. Bu yazıya benzer bir yazımı yıllar önce yazmıştım. Geçen Babalar Günü münasebetiyle yeniden yazmak ve sizlerle bu hatıramı paylaşmak istedim.

Daha 14-15 yaşındayım. Ders yılı yeni bitmiş, yaz tatiline yeni çıkmıştık ki babam hastalandı. Yıl 1983 Alanya’da hastane ona göre, doktorlar desen belli. Babama birkaç teşhis koydular ama burada olmaz yapamayız dediler.

Benim babam 1.85 boylarında atletik vücudu olan, işi ile evi arasında hayatını idame ettiren, ailesine ve çocuklarına bağlı ama sevgisini belli edemeyen bir mizaca sahipti. Sevmenin ayıp sayılacağı bir toplumda yetişmiş, sevmeyi kendi içinden yapardı. Çok ciddiydi, çok korkardık ondan ama sizi önemsediğini, sevdiğini de hissederdiniz. Bir eksiğiniz varsa söylemenize gerek kalmaz, o hisseder yapardı. Gittiği misafirliklerde verilen şekerleri bile yemez, cebinde getirir, bıyık altından sırıtarak masaya birer birer bırakır, kenara çekilir, bizlerin yani çocuklarının onları alıp yemesinden keyif duyardı. Neyse, babamın hastalığı ilerlemiş babam halden güçten düşmüştü. Amcalarım ve dayım bizim evde toplanmış, babamı Ankara’ya götürüp tedavi ettirmeye karar vermişlerdi. O zamanlar biz üç kardeş aynı odada yatıyoruz (Şimdi her çocuğun odası var ama eve sığamıyorlar ya). Akşam evde konuşuldu, sabah babamı Ankara’ya götürecekler. Bizler odaya geçtik ama evin içinde bir telaşe var. Gidilecek, kalınacak; bavullar hazırlanıyor filan, ben heyecandan hiç uyumuyor, yatağın içinde öylece sesleri dinliyordum. Birden biz çocukların yattığı odanın kapısı açıldı. Arkadan vuran ışıkla beraber devasa gölgesi ile babam kapıda belirdi. Ben hemen uyuyormuş gibi gözlerimi kapadım. Babam kapıda uzun uzun biz çocuklarına baktı, sonra ömründe hiçbir zaman yapmadığı bir şey yaparak içeri doğru girip ilk önce en küçük kardeşime sarıldı. Sonra benim yatağıma geldi, başucumda yüzüme biraz baktı ve eğilip yanağımı öptü. O asabi görünen her zaman ciddi babamın gözyaşlarından yanağım ıslanmıştı. Bense çocukça korkudan gözlerimi bile açamamış, öylece beklemiştim. Yıllar sonra rahmetli babam, her hatırıma geldiğinde keşke gözlerimi yummasam da, Canım Babam diye ona sımsıkı sarılsaydım derim....

Hayatımızda ki keşkelerden bir acı örnek vermek istedim, canınızı sıktım ama affedin beni, olur bazen böyle şeyler.

İşte bu keşkelerin içinde yuvarlanıp giderken HIRSIZLAR geliyor aklıma. Sahi siz suçları nasıl adlandırırsınız. Bakın, delice bir tespit; benim dünyamda tek suç vardır o da hırsızlık…. Ütopik mi geldi? değil.

Bir insanı öldürürsünüz başkaları katil der ben hırsız. Katil; katleden manasına gelip, tekil bir suçtur. Oysa siz birini öldürerek onun hayat hakkını çalarken bir annenin ve babanın evladını ondan çalıyorsunuz. Bir çocuğun babasını bir kadının kocasını ondan çalıyorsunuz.

Sadece öldürmek değil benim yanımda her suç HIRSIZLIKTIR. İğrenç bir tecavüz suçu işlenir, bence sen o kızın hayallerini, geleceğini çalmışsındır.

Trafikte başkasının hakkını çalmışsındır. Sana basit gibi gelecek bir işin için bir mevki sahibini ararsın ya işte o öne alınan işinde bir başkasının hakkını çalmışsındır benim gözümde.

Yanında çalıştırdığın çalışanının aylığından, hak ettiğini vermezsin onun emeğini çalarsın... Bir sürü örnek verebilirim de kafanız yakar, kavrulur; benim gibi deli divane olursunuz.

Yine bir baba anısına ne dersiniz?

Askerde tanımıştım onu, Alanyalıydı, kavruk teni, simsiyah gözleri ile gözünüzün içine baktığında samimiyetini anlar içiniz hemencecik ısınırdı. Alanyalı olmasına rağmen askere gelinceye kadar hiç şehre inmeyecek kadar saf, bisiklet bile sürmesini bilmezken, askerde koskoca kamyon şoförü yazılacak kadar da talihsiz. Olsun da askerde çöp kamyonu  şoförü yapılıp akşama kadar kürekle çöp doldurup, boşaltmasına rağmen şükrü dilinden hiç düşürmeyip hiç şikayet etmeyecek kadar da koca yürekliydi benim Kardeşim ALİ…

Tam 17 ay beraber aynı yerde askerliğimiz sürdürdük (Biz 19 ay askerlik yaptık). Ali hep garipti, Alanya’ya dönünce çeşitli işlerde çalıştı. Bir gün yine gözleri parlayarak geldi ve bir kız gördüğünü babasından istediğini ve evleneceğini söyledi.  Ali’m evlendi; ardı ardına üç evladı olmuştu ki bir telefon geldi  “Abi, Ali’ye bir baksan.” Kötü bir şey olduğunu anladım hemen, o akşam gittim. Ali çalışırken (hamallık) aniden bayılmış apar topar doktora götürmüşler. Doktor karaciğer bitmiş nakil gerekli demiş. Ali’m tıp fakültesinde sıraya yazıldı ve nakil oldu. Bu süreçte bile Ali’yi hiç şikayet ederken görmedim ama 6 ay gibi kısa süre de Ali yine hem de daha kötü hasta oldu. Eşi aradı, gel ağabey hastaneye gidiyoruz deyince uçar gibi gittim. Ali’m acil de yatmış gözlerime bakıyor bana bir şey söylemeye çalışıyor ama nefesi yetmiyordu. Ben, elimi sıkıca tutmaya çalışmasından onun ne diyeceğini anlamıştım. Kardeşimi oradan yoğun bakıma kaldırdılar. Kardeşim on beş gün yoğun bakımda kaldı ve oradan çıkamadı. Aramızda ki muhabbetten kardeşimin cenazesini ben yıkamak istiyorum dedim. Doğruca Gasılhaneye gittim. Kardeşim hastanede yattığı çarşafa sarılmış öylece duruyordu. Yavaşça çarşafı açtım ama kardeşimin elinde bir değişiklik vardı avucu sımsıkı yumruk olmuştu. Ellerimle avucunu açtığımda gözyaşlarım sel oldu. Kardeşim on beş gün yoğun bakımda yatarken avucunda üç çocuğunun parkta çekilmiş fotoğraflarını tutuyordu. Bir babanın özlemiydi ve çaresizliğiydi. Kardeşim, yoğun bakımda özlemiyle göçüp gitmişti.

Şimdi konuyu keşkeye mi bağlayıp sevdiklerinize sevdiğinizi söylemek için beklemeyin mi desem? Yoksa hırsıza bağlayıp başkalarının hayatını çalmayın mı desem?

En iyisi ben yine durumu deliliğe bağlayıp hiçbir şey demeden ortaya salıvereyim…

Kendinize iyi bakın… Allah’ın Delisi

Yorumlar (1)
Hüseyin Satıroğlu 1 hafta önce
Ali'yi Allah icun severdum gerçekten kötülük dusunemiyecek bir adam idi bide bana araba sürmeyi o öğretti Allah rahmet eylesin
33°
az bulutlu
Namaz Vakti 02 Temmuz 2020
İmsak 03:51
Güneş 05:35
Öğle 13:06
İkindi 16:57
Akşam 20:28
Yatsı 22:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Antalyaspor 29 37
10. Gaziantep FK 29 35
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 29 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 30 57
2. Erzurum BB 30 53
3. Adana Demirspor 30 51
4. Bursaspor 30 49
5. Akhisar Bld.Spor 30 48
6. Altay 30 47
7. Fatih Karagümrük 30 47
8. Giresunspor 30 44
9. Keçiörengücü 30 41
10. Ümraniye 30 41
11. Menemen Belediyespor 30 39
12. Balıkesirspor 30 35
13. İstanbulspor 30 34
14. Altınordu 30 32
15. Boluspor 30 27
16. Osmanlıspor 30 24
17. Adanaspor 30 20
18. Eskişehirspor 30 12
Takımlar O P
1. Liverpool 31 86
2. Man City 31 63
3. Leicester City 31 55
4. Chelsea 31 54
5. Wolverhampton 32 52
6. M. United 31 49
7. Tottenham 31 45
8. Burnley 32 45
9. Sheffield United 31 44
10. Arsenal 31 43
11. Crystal Palace 32 42
12. Everton 31 41
13. Southampton 32 40
14. Newcastle 31 39
15. Brighton 31 33
16. Watford 32 28
17. West Ham 31 27
18. Bournemouth 31 27
19. Aston Villa 32 27
20. Norwich City 31 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 71
2. Barcelona 32 69
3. Atletico Madrid 32 58
4. Sevilla 32 54
5. Villarreal 32 51
6. Getafe 31 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Valencia 32 46
9. Athletic Bilbao 32 45
10. Granada 32 43
11. Osasuna 32 41
12. Levante 32 41
13. Real Betis 32 37
14. Real Valladolid 32 35
15. Eibar 32 35
16. Deportivo Alaves 32 35
17. Celta de Vigo 32 34
18. Mallorca 32 26
19. Leganés 32 25
20. Espanyol 32 24